Selen Serdaroğlu'nun Notları

Merhaba. Ben Selen Serdaroğlu. İstanbulluyum. İçinden. Empati sorunum var. Küstah insanlardan hoşlanmam, herkesle iyi anlaşanlardan da uzak dururum.

Web günlüğü/blog dünyasına 2005 yılından biraz önce adım attım ancak dijital sektör, iş hayatı, İnternet vb. konularda bir mahlas arkasından laf yetiştirmekten sıkılıp ismim, cismimle ahkam kesmeye başlamam 2012 yılının sonuna tekabül ediyor. Özetle, buralarda pek yeniyim.

Editörüm, işim gücüm internet. Hakkımda daha detaylı bilgiye ABOUT.ME veya "hakkımda" sayfalarından ulaşabilir, Twitter'da ne yapıyorum, merak ediyorsanız @selenserdaroglu'ndan takip edebilir, doğrudan email atmak isterseniz selenserdaroglu [@] gmail [dot] com adresini kullanabilirsiniz.

Yazıları takip etmek için e-posta adresini yaz

Delivered by FeedBurner

Recent Tweets @
Post I like

Steve Cutts “Man” animasyonu ile doğal hayatın yani Dünya’nın “insan” ile imtihanından bahsetmiş. Müzik Edvard Grieg’e ait. Meraklısı için detay verelim. Peer Gynt, Op. 46. “In The Hall of the Mountain King”.

Man, izledikten sonra akla, çok önemli bir bilimadamı olan ve geliştirdiği çocuk felci aşısının patentini almayarak insanlığa armağan eden Amerikalı Biyolog Jones Salk’ın şu sözlerini getiriyor:

"Eğer bütün böcekler Dünya’dan yok olacak olsaydı, 50 yıl içerisinde Dünya’da hayat sona ererdi. Eğer insanoğlu Dünya’dan yok olsaydı, 50 yıl içerisinde tüm yaşam kendini yeniler ve gelişirdi" (*)

Steve Cutts’ın diğer animasyonlarını Youtube veya Vimeo profillerinden takip etmek için aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz.

(*) If all insects on Earth disappeared, within 50 years all life on Earth would end. If all human beings disappeared from the Earth, within 50 years all forms of life would flourish.

Dün gece şahane biri ve müthiş arkadaşları ile tanıştım. Son zamanlarda izlediğim en iyi sahne performanslarından biriydi. İyi ki gelmişsin buralara #Woodkid! #YoannLemoine #alloriginals #concert #party #music #thegoldenage (at KüçükÇiftlik Park)

6-7 Eylül… Kendi vatandaşını kendi vatandaşına kırdırma, yağmalatma; toprağından sürdürme günleri.

Bugün ekonomiden eğitime, sanattan bilime; birçok konuda ülkesine katkıda bulunan insanımızı, kendi vatandaşımızı canından, malından, namusundan ve toprağından etmemizin 58. yıldönümü.

image

Memleketi daha yaşanabilir, huzurlu yapmak adına dünyaya bakış açısını, estetik görüşünü, gelecek umutlarını bu toprağa vakfeden güzel insanları; Rum, Ermeni ve diğer azınlık kardeşlerimizi kahrettiğimiz günün yıldönümü.

Burada, yerimizde kalacağız. Kiliselerimizi yeniden yapmak, ölülerimizi gömmek, okullarımızı, işyerlerimizi, evlerimizi toparlamak için düştüğümüz yerden doğrulacak ve yerimizde kalacağız.

Embros Gazetesi, 15 Eylül 1955’teki başyazısı.

Bugün, ilkokul ve ortaokul günlerimde, Ermeni arkadaşlarıma vaktiyle kendi isimleri yerine dışlanmamaları için neden kendi güzel isimleri yerine Türkçe isimler verildiğini; Hrantların neden Murat, Josephlerin neden Yusuf olduğunu, yine nasıl en başa döndüğümüzü en acı şekliyle anlamamın günü.

Read More

Asker Anonymous Asks:
Sizi en çok duygulandıran 10 film tiradını linkleriyle ve sebep bulduklarınızı sebepleriyle birlikte paylaşmanızı istesem paylaşır mısınız?
selenserdaroglu selenserdaroglu Said:

Selam. Bu aralar çok popüler sanırım tiradlar. Başkaları da yakın zamanda yapmış benzer bir liste. Buraya tıklayarak görebilirsin. Evet, Yaşar Usta iyidir, Yeraltı’nda Engin Günaydın şahanedir de…

Ben bunlara Masumiyet’ten “gidemem, artık sen varsın” sahnesinde Alabora’nın repliklerini, Esaretin Bedeli’nde Morgan Freeman’ın “Düzelmek mi” diye başlayan sözlerini, Cyrano de Bergerac’ın burun tiradını, Behzat Ç’de Savcı Hanım’ın “Dünya’nın ekseni 12 santim kaydı” diye başlayan konuşmasını eklerim. Dar Alanda Kısa Paslaşmalar’dan “hayat futbola fena halde benzer” var. Gemide filminde “N’abıcaz be Kamil” var. 

ve tabii ki…

Read More

Merhaba. Bu son blogum olan Selen Serdaroğlu’nun Notları’nda 2. yılımı doldurmuşum. Aktif olan son 1 yıl ile birlikte kayıtlı olarak 3000 kullanıcıyı geçmişim. 

Yorumlarınız, mesajlarınız, tekrar paylaşımlarınız çok kıymetli. Tüm bunlar için tekrar çok teşekkür ederim.

Beni bu blog dışında microblog alanım Twitter’da selenserdaroglu​ kullanıcı adından izleyebilir, daha fazla fotoğraf görmek için aynı adlı Instagram hesabımı gezebilirsiniz.

Her şey için tekrar teşekkürler. Sevgiler…

Okuduklarından etkilendikleri ile birlikte güncel kaygılardan uzakta durabilen, enteresan bir şiir diline ulaşmış bir blogger keşfettim. Daha doğrusu o beni buldu ancak dil bilgisi ve imlasındaki sorunlar nedeniyle şiirinin anlamını bulmakta zorlanıyorum. Virgülü önceye koysam başka, sonraya koysam başka anlam çıkıyor. Velhasıl, en azından noktanızı virgülünüzü bizden eksik etmeyin. Misal, şimdi bu arkadaşı sizlere önermek istiyorum, ancak bu haliyle öneremiyorum.

"Kırgın bir başkent, canlı bir metropol"

1964 yapımı, Fransızların bizi bizden daha iyi anlattığı İstanbul belgeseli; sokak, insan, yaşam, kültür incelemesi: "Geçmişten Günümüze Türkiye’nin Yönleri: İstanbul"

  • Orijinal ismi: Aspects de la Turquie Hier et Aujourd’hui (1964)
  • Süre: 12 dakika 48 saniye.
  • Tür: Belgesel.
  • Hazırlayanlar: Maurice Pialat, Willy Kurant, Bob Wade, Pierre Asso, Claude Sluys.
  • Yapım şirketi: Como-Films.
  • Türkçe altyazı: Anıl Tok

12 dakika 48 saniyelik, “tacını kaybetmiş şehir İstanbul” üzerine olan filmin sonunda sözlerini şöyle bitirir anlatıcı.

Geçmişte Yunanlar Constantinople’dan söz ederken sade olarak “şehir” “is’tim’polin” derlerdi. Türkler bugün halen ayakta olan bu terimi benimsiyorlar.

Kırgın bir başkent, canlı bir metropol İstanbul onlar için halen “şehir” ve halen tek.

26 yüzyıldan bu yana her türlü zorluğun üstesinden gelen ve bilgelikle beslenip, mazisini unutmayan.

Youtube için ŞÖYLE.

October 2013 in NYC.

Guggenheim Museum: Frank Lloyd Wright-designed in NYC.

Düşünmeyi bırakırsam olmayacak.

Ya da olacak ancak ben o yöne bakmadığım için görmeyeceğim.

Sokaktaki o umursamaz, aydınlık görüşünü geçmişte, ilkokul sıralarında bırakmış yalnız kalabalığın arasına karışacak,

Görmediğim için mutlanacağım.

Ya da

Read More

"This Mess We’re In" - PJ Harvey & Thom Yorke.

Günlerdir bunu dinliyorum. PJ anlatıyor, Thom söylüyor. Bize de parça parça olmak, oraya buraya dağılmak düşüyor.

Sanki ilk defa dinler gibiyim her seferinde. Neden bu kadar takıldım bilmiyorum. Yeni bir “Nothing In My Way" vakasına dönüştü; Keane’den. 

Spotify’dan dinlemem zor oluyor, Youtube yok mu diyenler ŞURADAN dinleyebilir.

image

Stalker/İz Sürücü (1979) - Yönetmen: Andrei Tarkovsky

***

İzin ver, her zaman planlanan gerçekleşsin.

İnanmalarına izin ver.

Ve tutkularına gülmelerine izin ver.

Çünkü onların tutku dediği, gerçekte duygusal bir enerji değil,

ruhları ve dış dünya arasında bir sürtüşme.

Ve en önemlisi kendilerine inanmalarına izin ver.

İzin ver çocuklar gibi çaresiz olsunlar,

çünkü güçsüzlük muhteşem bir şeydir

ve güç, hiçbir şey.

Read More

Bir anda delirmekten korkmayın.

Delirmek yavaş yavaş olan bir şey.

ve inanın

hali hazırda gerçekten delirmiş hiçkimse,

daha öncesinde delirmekten korkmamıştı.

"Merhaba, ben geldim. Naber?"

Moda’da koluma gri bir kelebek kondu ve kahvaltıdan önce halimi hatrımı sordu.

Leziz olmuş. Kürşat Taydaş’ın Line.do üzerinde Türkçeleştirdiği liste ClassicFM’in web sayfasından.

İçeriğin orijinalini ŞURADAKİ sayfadan görebilirsiniz.

İlk 10’u, ClassicFM üzerindeki sırası ile listelemek gerekirse…

  1. Berlioz - Symphonie Fantastique (Youtube)
  2. Mahler - Symphony No. 2 (‘Resurrection’) (Youtube)
  3. Brahms - Symphony No. 4 (Youtube)
  4. Mozart - Symphony No. 41 (Youtube)
  5. Gorecki - Symphony No. 3 (‘Symphony of Sorrowful Songs’) (Youtube)
  6. Shostakovich - Symphony No. 5 (Youtube)
  7. Beethoven - Symphony No. 9 (‘Choral’) (Youtube)
  8. Dvořák - Symphony No. 9 (‘From The New World’) (Youtube)
  9. Tchaikovsky - Symphony No. 6 (‘Pathetique’) (Youtube)
  10. Rachmaninov - Symphony No. 2 (Youtube)

Dün Avrupa ile Asya kıtasını birbirine bağlayan tek şey köprü değildi.

#gokkusagi #rainbow #istanbul #ortakoy #bogazici #bosphorus #feriye (at Feriye Köşkü)